Renault MAİS Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, etkinlikte yaptığı konuşmada, otomotiv sektöründeki dönüşümün yapısal ve kalıcı olduğunu vurguladı
Döngüsel ekonominin otomotiv sektöründeki etkilerine değinen Tatoğlu, Renault’nun Fransa’daki “Refactory” girişimiyle Avrupa’nın ilk döngüsel ekonomi otomotiv fabrikasını kurduğunu anımsattı. Tatoğlu, Bursa’daki Oyak Renault fabrikasında kurulan ReFactory ve yenilenen araçların satışa sunulduğu Renew markasıyla bu dönüşümün Türkiye’de karşılık bulduğunu dile getirdi.
Renault’nun geri dönüşüm hedeflerine de değinen Tatoğlu, “Renault, 2030 yılına kadar geri dönüşüm süreçleri sonucunda elde edilen parçaların üçte birini kendi üretim süreçlerinde yeniden kullanmayı hedefliyor. Bu kapsamda Refactory ve Renew önemli iki başlık. Refactory tarafında özellikle Avrupa’da ciddi yatırımlar yapıldı. Türkiye’de de Oyak Renault Fabrikası bünyesinde bu alana yönelik yatırımlarımız bulunuyor.” ifadelerini kullandı.
Bahaettin Tatoğlu, Renew’in Türkiye’de oldukça güçlü bir yapı olduğunu belirterek, “Bugün Renault MAİS olarak tüm Türkiye’yi kapsayan bir ağımız var. 119 satış noktamızın 61’inde Renew noktalarımız bulunuyor. Artık otomotiv sektöründe ikinci el, değer zincirinin vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Hatta sektörün içinden geçtiği mevcut koşullarda bu önemin her geçen gün daha da arttığını görüyoruz. Biz de Renault MAİS olarak Renew’e yaptığımız yatırımları önümüzdeki dönemde artırarak sürdüreceğiz.” açıklamasında bulundu.
Döngüsel ekonomide 4,5 trilyon dolarlık potansiyel
2PLAN İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür ise “ikinci şans” kavramının yalnızca ürünlerle sınırlı olmadığını, bu yaklaşımın mekanlardan iş modellerine kadar geniş bir dönüşümü kapsadığını belirtti.
Döngüsel ekonominin giderek daha kritik hale geldiği dile getiren Ülgür, “Kullan-at döneminin geride kaldığı bir süreçten geçiyoruz. Üret-kullan-dönüştür dönemindeyiz. Bu yalnızca otomotivde değil özellikle elektronik başta olmak üzere birçok sektörde küresel bir trend haline geldi. Bu alanın büyüklüğünün 2025 yılı itibarıyla 350-400 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor. 2026’da 700 milyar dolara ulaşması, önümüzdeki 10 yıl içinde ise yaklaşık 4,5 trilyon dolarlık bir hacme erişmesi bekleniyor.” açıklamasında bulundu.
Öte yandan, etkinlik kapsamında düzenlenen panellerde konuşmacılar, döngüsel ekonomiyi farklı perspektiflerden ele alırken, döngüsel ekonominin yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik, moda trendleri, teknoloji trendleri, kültürel ve sektörel alanlar açısından da belirleyici bir rol oynadığını vurguladı.
2PLAN tarafından ilk kez 2024 yılında “Nesnelerin İkinci Şansı” yaklaşımıyla hayata geçirilen SCOT, bu yıl daha geniş bir kapsamla yalnızca ürünlerin değil; fikirlerin, iş modellerinin ve deneyimlerin yeniden değer üretme potansiyeline odaklanan bir platform olarak konumlandı. SCOT Türkiye 2026’da yapılan konuşmalar, küresel ölçekte hızlanan dönüşüme farklı açılardan ışık tuttu.
OTOPODYUM