Selçuk ONUR
Honda trendi doğru okuyor; motosiklette büyüyecek
Honda, geçtiğimiz günlerde küresel pazarda çok önemli bir adım atarak otomobilde Güney Kore pazarından tamamen çekildi. Hemen akabinde de İzmir’de çok önemli bir motosiklet yatırımına imza attı. Bu iki haberi birbirinden bağımsız iki hamle olarak değerlendirmek mümkün. Ama bir stratejinin önemli kilometre taşları olarak da değerlendirilebilir.
Güney Kore pazarı neden terk ediliyor?
Güney Kore otomotiv pazarı zaten oldukça rekabetçi ve yerli markaların (özellikle Hyundai-Kia grubunun) güçlü olduğu bir yapı. Honda gibi ithal markalar için: Pazar payı kazanmak zor; vergi ve maliyetler yüksek; yerli markalara karşı fiyat/algı dezavantajı var. Dolayısıyla Honda’nın burada satışları durdurması “başarısızlık”tan çok, düşük kârlı bir pazardan çıkma kararı olabilir.
İzmir’de motosiklet üretimi neden önemli?
Türkiye, son yıllarda motosiklet için ciddi bir büyüme pazarı oldu. Trafik yoğunluğu, motosiklete yönelimi hızlandırdı. Motosiklet daha ekonomik ve düşük yakıt tüketimi avantajı ile öne çıkıyor. Hızla büyüyen bir e-ticaret sektörü ve kurye gerçeği de ortada duruyor.
Honda, niçin Türkiye’yi seçti?
Birinci etken tabii ki, yerel üretimle maliyetleri düşürme stratejisi. İkinci olarak Türkiye’nin lojistik avantajını kullanarak Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya ihracat üssü kurma çabası. Bunun sonucunda da Türkiye’yi bölgesel bir merkez olarak kullanmak.
Yatırım kararı Türkiye için ne ifade ediyor?
Öncelikle yatırım, bir süredir durağan giden ekonomi için can suyu olabilecek nitelikte. İşsizliğin günden güne arttığı ülkemizde istihdama katkısı çok önemli. Her yıl üzerine koyarak büyüyen otomotiv yan sanayine yeni bir alan daha açıldı ve Türkiye’nin üretim üssü rolü güçlenmiş oldu. Ama şu gerçeklerin de altını çizmek gerek: Honda, burada tam anlamıyla bir üretim yaparak, katma değer mi sağlayacak? Yoksa yatırım, üretimden çok montaj aşamasında mı kalacak? İşte bunu görmek gerekiyor.
Türkiye’de Civic’in durması ne anlatıyor?
Honda Civic Türkiye’de yıllarca çok güçlüydü. Buna rağmen satışın durması şunu gösteriyor: Kur, vergi ve fiyat dengesi bozuldu. Rekabet arttı ve tüketici tercihi değişti. Honda da, bence doğru olanı yaparak zorlu bir otomobil pazarında olmaktansa, güçlü olduğu alana geçmeyi tercih etti.
Özetle, Honda’nın yaptığı şey “küçülmek” değil, daha kârlı ve büyüyen alanlara odaklanmak olarak değerlendirilmelidir. Çünkü, gelecek sadece otomobillerde değil, motosiklet ve alternatif mobilitede. Honda’nın da bu gerçeği gördüğünü değerlendiriyor ve yatırım için doğru bir lokasyonu seçtiğine inanıyorum. Markaya ve ülkeme hayırlı olsun.
Markalar! Ajansınız verdiğiniz temsil yetkisini silah gibi kullanıyor!
15 Nisan 2026 Çarşamba 10:19Sektör basınını konu mankeni gibi gören PR ajansı
03 Nisan 2026 Cuma 17:14PR şirketlerinin bıçağına, boynunu uzatan sektör gazetecileri
20 Nisan 2025 Pazar 08:37Türkiye de, ÖTV’siz bir halk otomobilini hak ediyor
12 Mart 2025 Çarşamba 12:21Sorusunu beğenmediği gazeteciye ambargo koyan marka lideri
23 Aralık 2024 Pazartesi 11:25Renault, Türkiye ihracatına doping; Bursa’ya bereket olacak
26 Nisan 2024 Cuma 07:36Otomotiv tanımı, yalnızca binek otodan mı ibarettir?
18 Mart 2024 Pazartesi 14:18Otomobil almayı zorlaştırmanın ekonomiye ne faydası var?
25 Eylül 2023 Pazartesi 16:50
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.